Uzun yıllar boyunca insanların dişleri konusundaki en büyük zaafları onların beyazlığı olmuştur. Yapılan araştırmalar insanların %7'sinin sadece dişleri gözükmesin diye gülmekten kaçındığını ortaya koymuştur. Bunu sağlamak adına karbonatla başlayan macera, porselenlere, diş minesine çok zarar veren törpüleme işlemlerine kadar uzanmıştır. Ancak kalıcı ve dişe zarar vermeyen bir beyazlatma yöntemi arayışı hiç bitmedi. Bu arayış içersinde en büyük adım diş beyazlatma jellerinin yaratılması ile atıldı.

 

Su içeren beyazlatıcı jellerin benzerlerinden en büyük farkı, diş minesine zarar vermeden, en kalıcı şekilde dişleri sağlıklı doğal beyazlığına kavuşturabilmesi. Ve bunu hastaya zahmet vermeden, ister muayenehanede 1 saatte, ister evde uyurken uygulayarak ortalama 3-6 gün gibi kısa bir süre içerisinde yapabilmesi.

 

Su içeren beyazlatıcı jeller diş minelerinin susuz kalmamasını sağlayarak, çatlamaların önüne geçer. Alınan sıvı ve yiyeceklerin dişteki boşluklar arasında kalması, dişte renk değişimine neden olduğundan diş temizliği beyazlatmadan sonra korunması ve diş renkleşmesine sebep olan diyet alışkanlıklarının hekim tarafından düzenlenmesi gerekmektedir. Böylece oluşan beyazlık kalıcı olur.